• Rengarenk kabaklar

    Sonbahar mevsiminde olduğumuzun o kadar çok işareti var ki doğada, hangisinden bahsedeceğimi bazen şaşırıyorum. Yazmaya niyetlendiğim bir dolu konu var. Balıkların Karadeniz’den güneye doğru olağanüstü göçleri (Katavaşya), bunların peşindeki oyuncu yunus aileleri, kışı birlikte geçirmek üzere yüzlerce uç uç böceğinin bir araya gelmesi, ebabillerin göç öncesi gökyüzündeki son çığlıkları, sincap ve alakargalarin kış öncesi besince zengin tohumları toplayıp saklaması bu konulardan sadece birkaçı. Hiçbirini yazmaya fırsat bulamadım. Yoğunluğuma rağmen, kendimi bakmaktan alıkoyamadığım rengarenk sonbahar kabaklarına iltimas geçeceğim. Siz yerimde olsaydınız geçmez miydiniz?

    Türkiye’de, en azından büyük şehirlerde, yaşayan bizler bu büyüleyici kabakların ne denli çeşitte olduğunun yazık ki farkında değiliz. Çok çok saklama kabı ya da banyo lifi olarak kullandığımız su kabaklarını, tatlısını kıtır kıtır yediğimiz bal kabaklarını biliyoruzdur. Oysa çeşit çeşit renklere, şekillere, büyüklüklere sahip yüzlerce farklı kabak türü var. Bu güzelim kabaklar Cucurbitaceae (Kabakgiller) ailesine mensuplar. Yakın akrabaları arasında kavun, karpuz, salatalık, hatta eşekhıyarı var bilesiniz. Kabakgiller ailesinin dünyada yaklaşık 800 farklı türü bulunuyor. Türkiye’de yaklaşık 8 temsilcilerinin olması benim gibi çeşit tutkunları için üzücü. Varsın olmasınlar, ben onlarla Belgrad’da da olsa tanıştım! Rengarenk ve çeşit çeşit kabakların Belgrad Çiçek Pazarı’nın gözdeleri olduğunu bilmem söylememe gerek var mı?

    Kabakgiller ailesinin üyeleri genellikle sarılıcı (sarmaşıklar gibi) ya da sürünücü (kavun-karpuz tarlalarını gözünüzün önüne getirin) özellikte. Yapraklar çoğunlukla kalp ya da böbrek şeklinde. Dişi ve erkek çiçekler aynı bitki üzerinde ama birbirinden ayrı. Yabani türlerin çoğunun küçük ve acı meyveleri var. Bol güneş ve besince zengin toprağı seviyorlar. Kabakgiller, özelikle Kuzey ve Orta Amerika’da çok biliniyor ve uzun yıllardır kullanılıyor. Arkeolojik araştırmalarda kabak kullanımının 7500 yıl öncesine dayandığı belirlenmiş. Bunca yıldır kullanılan bu kabakların tutkunları ve yetiştiricilerinin özel kulüpleri bile var.

    Kabaklar arasında balkabaklarının yeri özellikle Amerika’da apayrı. Hem şükran gününde hem de Cadılar Bayramı’nda kullanılıyor. Düşünsenize 4 yaşındaki yeğenimiz Lara ilk okul gezisini bir balkabağı tarlasına yaptı! Cadılar Bayramı’nı henüz geçirdiğimiz ve şükran gününün yaklaştığı bugünlerde, Amerika’da yüzlerce insan balkabaklarını seçmek üzere çoluk-çocuklarıyla tarlalara akın ediyor. Gerçi Lara şu anda İstanbul’da olduğu için yazık ki 31 Ekim’de kutlanan Cadılar Bayramı’nı kaçırdı. Benim evdeki küçük turuncu kabaklar, çok istememize rağmen canavarlara dönüşen dev balkabaklarının yerini alamadı. Biliyorsunuz balkabaklarının içi boşaltılarak dişli, gülen bir surat şekli veriliyor ve içine mum konuluyor. Çocuklar da çeşitli kostümler giyerek kapı kapı dolaşıp şeker topluyorlar. Bizde bu tür gelenekler yok ama Antakya’nın meşhur balkabağı tatlısı var! Bu tatlıyı ben pek sevmesem de çevremde seven insanların sayısı hatırı sayılır çoğunlukta.

    Bundan sonra, sonbaharın en güzel renkleri arasına yaprak döken ormanların yanısıra rengarenk bu kabaklarını da koyacağım. Bu arada, bildiğiniz balkabağı tarlası varsa lütfen beni de haberdar edin! Gidip çocuklar gibi eğleneyim!

    Notlar:
    Belgrad Çiçek Pazarı’na akşam vakti rastgeldik. Pazar kapalıydı ama kabaklar açıktaydı. Kabakları görünce tek kelimeyle çıldırdım!.

    Fotoğraf için Travis Nep Smith’e teşekkürler.

    Kabaklarla ilgili bilgi edinmek için İngiltere’nin meşhur Kew Gardens – Kew Bahçeleri’nden yararlandım. Bu harika bahçelerin web sayfasından bir çok bitkiyle ilgili bilgi edinebilirsiniz. Web adresleri www.kew.org

    Kabakgiller ailesinin üyelerinin her birinin ayrı ayrı İngilizce ismi var. Biz çoğuna sadece kabak deyip geçiştirivermişiz. Bu da anlaşılır tabi, yetişmiyorlar ki buralarda.

    Benim gibi kabaklara tutkun olanlar varsa biz de diğer ülkelerde olduğu gibi bir kabak sevdalıları kulübü kurabiliriz. Adı da KABAK KEMANE olur 🙂 Ne dersiniz?

     

3 Responsesso far.

  1. Bilgi dedi ki:

    yeni keşfettim Burcu’cum blog siteni… Yazıları bir bir geçiyorum ilgiyle… Ne hoş etmişsin de yazmışsın…

  2. Aerial dedi ki:

    Çok sağol Bilgi’cim 🙂 Uzuuuun bir aradan sonra dayanamadım yazdım bugün 🙂

  3. beste dedi ki:

    http://dogakesif.blogspot.com/2010/10/sonbahar-kabaklari-ve-genel-olarak.html
    senin kabak kemaneye bir sene sonra uye geldi iste 🙂 yazilarina bakince benim yazilarimla paralelligine inanamiyorum Meltem…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir